Avrupa ülkeleri tarafından başlangıçta sadece
Avrupa’da kullanılmak üzere geliştirilen GSM, tüm dünyada oldukça büyük bir kabul görmüş ve
yaygınlaşmıştır.
Bugün pek çok ülkede, GSM servislerine büyüyerek devam eden talebin karşılanması ve eşit
rekabet koşullarının sağlanması için 900 MHz bandı yeterli olmadığından 1800 MHz bandında
da şebekeler kurulmuştur ve kurulmaktadır.
Bunların bir kısmını GSM 900 şebekelerinden bağımsız GSM1800 şebekeleri, diğer bir kısmını
da dual band şebekeler oluşturmaktadır.
Dual band şebekeler yeni operatörlere ait olabildiği gibi, mevcut GSM 900 veya GSM 1800
operatörlerine diğer banddan frekans tahsis edilerek de kurulabilmektedir.
Mevcut ve potansiyel GSM müşterileri için kapsama alanı hala birinci tercih nedeni olma
özelliğini korumaktadır. Bu nedenle GSM 1800 işletmecisine bu lisansının yanısıra yapılacak
900 MHz bandındaki frekans tahsisleri işletmecinin kapsama alanı konusundaki önemli
engeli aşması, diğer ülkelerden gelen GSM 900 abonelerine (roamer) hitap edebilmesi,
dolayısıyla mevcut işletmecilerle rekabet şansının artması için yararlıdır.
Dünyada dual band GSM işletmecileri için 900 MHz bandından tahsis edilen frekans aralığının
5 MHz’in altına çok fazla düşmemesi dikkat çekicidir. (GSM sisteminde bir hücredeki şebeke
yayınının diğerleri ile karışmaması için gereken en düşük band genişliği 2,5 MHz’dir.) Standart
GSM bandında (Primary GSM, P-GSM) yer bulunmayan ülkelerde, dual band şebekeler için,
genişletilmiş GSM bandından (Extended GSM, E-GSM) frekans tahsisi yapılabilmektedir.
(E-GSM bandı P-GSM bandına ek olarak 880-890 MHz ve 925-935 MHz aralıklarından oluşan
2*10 MHz’i kapsar.)
GSM 900 ile GSM 1800 nereye kadar benzerlik taşır, hangi noktada birbirinden ayrılır?
Bilindiği gibi GSM Avrupa’da kullanılmak üzere Avrupa’da geliştirilmiş, ETSI’de standartlaştırılmış
bir sayısal, hücresel, mobil haberleşme sistemidir. Son yıllarda bu sistem başlangıçtaki hedefi
aşarak Amerika, Asya, Avusturalya’ya uzanan yaygın bir kullanım alanı bulmuştur.
GSM 900 standartlarının ilk aşaması 1991 yılında tamamlanmış ve o yılın sonunda ilk GSM
900 sistemi kurulmuştur. 1990 yılında, GSM’in 1800 Mhz’de çalışan bir türü olarak
tanımlanabilecek olan DCS 1800 (Digital Cellular System 1800) sisteminin standartlarının
belirlenmesine başlanmış ve bu standartların tamamlanmasıyla belirgin bir kapasite artışı
sağlanmıştır. 1993 yılında ilk DCS 1800 sistemi işletilmeye başlanmıştır. Bu iki sistemin
kullandığı teknolojinin birbirine benzerliğinden dolayı 1997’den bu yana DCS 1800 sistemi
GSM 1800 olarak adlandırılmaktadır.
GSM’in, 900 MHz bandında iki işletmeciden fazlasına cevap vermesi güç olduğundan, birçok
Avrupa ülkesinde GSM 1800 üçüncü ve dördüncü sistem olarak kurulmakta ve işletilmektedir.
Bu şekilde hem 900 MHz’deki kapasite doygunluğuna çözüm getirilmekte hem de mobil
haberleşme işletmecilerinin sayısı artırılarak rekabeti geliştirmek mümkün olmaktadır.
Ayrıca hem GSM 900 hem de GSM 1800 şebekesi işleten işletmeciler de bulunmaktadır.
GSM 1800 çok büyük oranda GSM 900 standartlarını kullanmaktadır. GSM 900 ile GSM
1800 arasındakı temel farklılık frekans bandının yerleşimindedir. Frekansın yüksekliğine bağli
olarak radyo alış veriş spesifikasyonlarında (frekans bandı ve kanallar, alıcı/verici karakteristiği,
alıcı/verici performansı) GSM 1800 için gerekli birtakım değişiklik ve eklemeler yapılmıştır.
Bu farklılıklar dolayısıyla hücre çapı, kapsama alanı koşulları, şebeke planlamasında iki
sitem farklı özellikler göstermektedir. Örneğin GSM 1800 şebekesinde GSM 900 şebekesine
oranla (kırsal alanda) yaklaşık dört kat daha fazla baz istasyonuyla aynı kapsama alanına
hizmet sağlamak mümkün olabilmektedir.
Bunun dışında GSM 900 ile GSM 1800 sistemlerinde şebeke mimarisi, çoklu erişim yöntemi,
çerçeve yapısı, modülasyon tekniği, hız, konuşma kodlaması, kanal kodlaması, sinyalleşme
gibi. konularda hiçbir fark bulunmamaktadır.
GSM 900 ile GSM 1800’ün temel özellikleri Tablo 1’de verilmiştir.
Gelecek ne getirecek?
GSM temelde telefon hizmeti vermek, bunun yanında düşük hızlı veri iletimini de sağlamak
amacıyla tasarlanmıştır. Ancak yüksek hızlı veri ve mobil telekomünikasyon servislerinin
kullanımı yaygınlaştıkça yüksek hızlı mobil servislere olan talep de büyümektedir.
Bunun sonucunda GSM standartlarının; daha yüksek veri, daha iyi servis kalitesi,
daha geniş kapasite ve akıllı servisler sağlayacak biçimde yenilenmesi ve geliştirilmesi
sürmektedir. (EDGE; GPRS; HSCSD; CAMEL; AMR bu çalışmalara verilebilecek örneklerdir.)
GSM standartlarında sürdürülen bu gelişmeler, aynı zamanda UMTS’e doğru atılan adımları
destekler niteliktedir. Şekil 1 GSM şebekelerinin gelişiminin nasıl olacağını göstermektedir.
UMTS; ETSI ve diğer bölgesel standart kuruluşlarının işbirliği ile geliştirilmekte olan, GSM ve
ISDN standartlarını temel alan, Avrupa’da 2002 yılından itibaren kurulması planlanan ve
ITU’nun IMT 2000 çalışması kapsamında yer alan 3. kuşak mobil sistemlerden biridir.
Özellikle gelişmiş ülkelerde mobil telefon kullanıcılarının artan yüksek hız ve küresel
dolaşım talepleri doğrultusunda geliştirilmekte olan 3. kuşak mobil sistemler, yer ve uydu
birimlerini kullanarak, 2GHz bandında, dünyanın her yerinden erişim olanağı bulunan mobil
multimedya servisleri sağlayacaktır.
Kısaltmalar ve Tanımlar:
AMR / Adaptive Multi Rate: Konuşma kodlama yönteminin, radyo iletim koşulları ve
lokal trafik durumuna göre gerçek zamanlı olarak seçilebileceği, konuşma kalitesinin
iyileştirilmesi amacıyla geliştirilen GSM standardıdır.
CAMEL / Customized Applications for Mobile Enhanced Logic: GSM’de IN özelliklerini
desteklemek üzere geliştirilen GSM standardıdır.
EDGE / Enhanced Data Rates for GSM Evolution: Yeni kodlama ve modülasyon tekniklerini
kullanarak GSM veri hızını 384 kbps’ye çıkarmayı amaçlayan standart çalışmasıdır.
GPRS / General Packet Radio Service: GSM şebekesiyle yüksek hızda (en iyi koşullarda
150 kb/s'nin üzerinde, 21 kb/s/zaman dilimi’ne kadar) paket veri iletimini gerçekleştirmek
üzere geliştirilen GSM standardıdır.
HSCSD / High Speed Circuit Switched Data: GSM şebekesiyle yüksek hızda (64 kbps)
devre anahtarlamalı veri iletimini gerçekleştirmek üzere geliştirilen GSM standardıdır.
IMT 2000 / Internatinal Mobile Telecommunications 2000: ITU’da tüm dünya telekomünikasyoncularının
katılımıyla oluşturulmakta olan 3. kuşak mobil haberleşme sistemidir.
UMTS / Universal Mobile Telecommunications System: IMT-2000 ailesinin GSM ve ISDN
standartları temel alınarak ETSI ve 3GPP’de (3rd Generation Partnership Project) standartları
belirlenmekte olan üyesidir.
Tablo 1
GSM’in Temel Özellikleri
| |
GSM 900 |
GSM 1800 |
| Frekans bandı |
890-915 935-960 |
1710-1785 1805-1880 |
| Bir TDMA çerçevesindeki time slot sayısı |
8 |
8 |
| Kanal aralığı |
200 kHz |
200 kHz |
| Kanal kapasitesi |
124 kanal |
374 kanal |
| Modulasyon tekniği |
GMSK |
GMSK |
| Modulasyon hızı |
271 kbps |
271 kbps |
| Konuşma kodlama hızı |
13 kbps (6,5 kbps half rate) |
13 kbps (6,5 kbps half rate) |
| En yüksek veri hızı |
>150 kbps (GPRS ile) |
>150 kbps (GPRS ile) |
| Çoklu erişim yöntemi |
TDMA/FDMA |
TDMA/FDMA |
| Hücre yarıçapı |
<0,3 - 35 km |
0,1 - 15 km |
| Mobil İstasyon çıkış gücü |
2 - 8 W |
0,25 - 4 W |
| Baz İstasyon çıkış gücü |
2,5 – 640 W |
2,5 – 40 W |
| Mobil İstasyon için duyarlılık eşiği |
-102 / -104 dBm |
-100 /-102 dBm |
| Baz İstasyon için duyarlılık eşiği |
-104 dBm |
-102 dBm |

Kaynak: Turk Telekom / Baş Mühendisi Şule Orlu